Sezen Aksu - kaç yıl geçti aradan
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Metin Şentürk - Bahar Geçti
Bebeklerde İştahsızlık
Bebeklerde iştahsızlık bizi en çok üzen konulardan bir tanesi. Bebeklerimiz yemek yemek için nazlandıklarında ya da yemek yemeyi redettiklerinde onların yeterince beslenemediklerini düşünüp endişeleniyoruz. Özellikle ilk yılın sonunda bazı bebeklerin yeme alışkanlıkları tamamiyle değişiyor. Yemek seçebiliyor yada yemeği reddediyorlar. Böylece yemek zamanı anne ve bebek arasında tam bir mücadeleye dönüşüyor.
Bebek İştahsızlığı İçin Ne Yapabilirim?
Uzmanlar bu durumda bebeğim gelişimi normalse fazla endişelenmememizi söylüyorlar. Aşağıda Acıbadem Hastanesinin yayınladığı “Ye Oyna Sağlıklı Ol” adlı kitaptan aldığımız bir yazı var. Yararlı olacağını ümit ediyorum.
“Pek çok ebeveyn bebekleri ikinci yılında birden bire daha az yemeğe başlayıp yemeklere olan ilgisini kaybedince endişelenir, ancak bu durum hemen her zaman büyümek için daha az yakıta duyulan ihtiyaçtan kaynaklanır. Genelde bebekler ilk yıllarında aşağı yukarı 7.5 kilo alır ve 25 cm uzarlar, ancak ikinci yılda yaklaşık 2.5 kilo alır ve 10 ila 12 cm uzarlar.
Eğer her öğünde porsiyonları dikkatle ölçüyorsanız ve çocuğunuz birden bire bir seferde sadece bir kaç lokma yemeye başlarsa sizi endişelendirebilir. Bu durum normaldir. Araştırmalar çocukların her öğünde farklı farklı yiyebileceğini ancak genelde günlük aldıkları kalori miktarı aşağı yukarı sabit olacak şekilde gün içinde toplamda ne kadar yediklerini ayarlıyabileceklerini ortaya çıkarmıştır.
İştahsızlık ancak bir kaç öğün üst üste devam ediyorsa yada çocuğunuzun büyümesi normalin altında kalıyorsa sizi endişelendirmelidir. Çocukları aç olmadıklarında yemek yemeye zorlamanın gereği yoktur. Eğer öğle yemeğinde yemek seçip yemezlerse daha sonra ara öğünlerde daha çok yiyerek toparlayabilirler. Bunun istisnası çocuğun kendisi için yararlı bir yiyeceği yemeği reddedip tatlıya geçmek istemesidir. Tatlıların ve şekerlemelerin çocuğunuzun günlük yediği besinlerin ancak küçük bir kısmını oluşturduğundan emin olun, yoksa yemekleri geri çevirmeyi öğrenir.
Küçük çocukların çok yemek yemeye uygun olmayan küçük mideleri vardır. Ara öğünlerde besin değeri olmayan yiyecekler yerine sebze ve meyveler gibi sağlıklı gıdaları beslenmeye katınız. “
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Hoşgeldin Ramazan

Onbir ayın sultanı Ramazan Ayı geldi. Bir süredir, çeşitli iletişim kanallarındaki ramazan odaklı reklamlarla Ramazan ayının geldiğini hissetmeye başlamıştık ve nihayet kendisi de geldi....
Ramazan denince aklıma hemen oruç gelir. Ramazan ayını düşününce aklıma samimiyet, insaniyet yardımseverlik gelir. Bu ayın güzelliğinden faydalanmak için çoğu kişi yardımlarını bu ayda yapar, zekatını bu ay verir. İhtiyaç sahiplerine daha çok sahip çıkar.
Bu ayda ayrı bir hava vardır hep. İster kar yağan bir kış gününe denk gelsin, ister sıcak bir yaz gününe, farketmez. Çünkü bu ayda biz hep aynı havayı soluruz. Ve o ava sadece oruç ttanı değil tutmayanı bile etkiler, müslüman olmayan kişiler bile bu aydan, bu ortamdan bir haz duyar.
Oruç tutan insanlar o son bir dakikayı sabırla beklerken, iftar ezanı ile birlikte, sabahtan beri kendini tutmanın mükafatı olarak, ayrı bir lezzet alır yediğinden.
Çocuklar oruç tutma yarışına girer, annelerinden sahura kaldırmalarını ister. Kimileri uyanamaz ve ertesi gün neden kaldırılmadığını sorar. Kimileri dayanamaz, öğlene kadar tutar. Çoluk çocuk herkezi sarar bu atmosfer. Her yerde, herkez hisseder bu uhuvveti.
Herkez birbirini iftara davet eder, birbirlerine ikram ederler. Bazıları yoldan birini çevirir iftara davet eder, onun sevabına ortak olur. Bu ayda sadece yemek yemekten değil, aç kalmaktan da zevk alınır.
Geceler sahurlarla uyanıktır artık. Ramazan davulcusunun gümbür gümbür sesleri çok duyulmasa da artık, gene de kalkar insanlar... Uykusuz kalmak bile ayrı bir zevktir bu ay...
Ve Ramazan geçer gene biter, kiminin içini burkar sona ermesi, bir dosta veda eder gibi ayrılır bu aydan. Sonunda da tatlı bir bayram telaşı kalır...
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
